Motor sürerken seçtiğimiz iyi/kötü/çirkin arkadaşlar, trajedi ile mutluluk arasındaki farka neden olabilir.

Bir çoğumuz yapmışızdır. Birkaç arkadaş motorla yola çıkıp biraz sonra farkında olarak veya olmayarak sürüşümüz ufak bir kapışmaya (yarışa) dönüşür. Rezil olmamak adına grupla beraber ya da başta kalabilmek için rahat ettiğimiz tempodan çok daha hızlı sürmeye başlarız…

Kavşaklarda durmayıp, kör virajlarda ve dönüşlerde kendi başımıza sürerken gideceğimizden çok daha hızlı süreriz. Bu tempoyla baş edecek tekniğimiz ya da motora hakimiyetimiz de olabilir, hatta pistte bundan çok daha hızlı sürüyor olabiliriz. Fakat beklenmedik durumlar için her zaman bıraktığımız güvenlik payını bırakmamaya başlarız. Misal: bakmadan önümüze kıracak otomobil, duvarın arkasına park etmiş müşteri bekleyen minibüs, bir sonraki viraja saçılmış mıcır ya da yola dökülmüş mazot gibi. Böyle bir grupla sürmek heyecanlı fakat aptalcadır. İşte bu yüzden beraber sürdüğümüz kişi ya da kişileri seçerken dikkatli olmalıyız.

KÖTÜ

Beraber motor sürülebilecek en kötü arkadaşlar kendine veya başkasına bir şeyler ispatlama derdinde olanlardır. Öncelikle bu tipler daima sizi “yenmeye”, geçmeye ya da fark açmaya çalışırlar. Ayrıca, bunun onlar için çok önemli olduğunu bildiğinizden ve sizi her yendiklerini hissettiklerinde bunu size defalarca hatırlatarak baydıkları için kendimizi yarışmaya mecbur hissediyor olabiliriz. Eğer onlardan daha iyi bir sürücü olduğumuzu biliyorsak bu durum daha da rahatsızlık vericidir. Onlar tam bir salak gibi sürerlerken, geçilirsek sonrasında gelebilecek dırdırdan kurtulmak için biz daha da salak gibi sürüyor olabiliriz. Eğer oyuna gelmezsek yaşayabileceğimiz sahne şöyledir: Aptal bir ifadeyle “Ne oldu sana” diye sorarlar. Sakin bir şekilde “Salak gibi sürüyordun, hayatta olduğun için şanslısın ve ben de sana uymadım” diye cevap veririz. “Yetişemiyordum desen daha doğru olur!” şeklinde gelir zafer dolu çığlıklar. Ve buna inanırlar da. Sakin kalmaya, bulaşmamaya çalışırız ama olmadığı halde daha iyi bir sürücü olduğundan dem vurması bizi rahatsız eder. En iyisi bu modellerle sürmemektir.

İYİ

Biraz evvel anlattıklarımdan yanlış anlaşılmalar da çıkabilir. Birilerini takip etmeye çalışmak daima kötü değildir. İyi bir sürücüyü takip ederek çok şey öğrenebiliriz. Misal motoru düşündüğünüzden çok daha fazla yatırabileceğimizi görebiliriz ya da viraj çizgimizi iyileştirmemize yardımı dokunabilir. Ya da viraj girişinde daha fazla görüş elde edebilmek için farklı konumlanma olabilir veya kafaya koyduğumuzda aslında ne kadar sert fren yapabileceğimizi görmek olabilir.
Ancak göz önüne almak gereken iki konu vardır: 1.si takip etmeye çalıştığımız kişi iyi bir sürücümü yoksa deli midir? 2.si ise sürdüğümüz motor takip ettiğimiz kişinin motoruyla aşık atabilecek bir makine midir? Eğer bu sorulara tatminkâr cevaplar verebiliyorsak takip edelim ve öğrenelim. Kendi kararlarınızı verin ve geride kalmaktan çekinmeyin.

ÇİRKİN

Başka bir açıdan olaya bakalım. Eğer biri bizi takip ediyor ve yetişmeye çalışıyorsa, sürüşümüzün onu nasıl etkilediğini düşünelim. Takip eden kişi açıkça kendini zorluyorsa birkaç tercihimiz vardır:
1.Arkadakinin durumuna bakmadan devam edelim. Herkes kendinden sorumludur. Eh evet fakat kaza yaparlarsa bu insanları sonlarına götürdüğümüz için suçluluk ve vicdan azabı duyarız. Bizim kabahatimiz olmasa da biz de işin içindeydik.
2.Durun. Onları da kenara çekin. Onlar için endişelendiğinizi açıklayın. Bu, büyük ihtimalle en sorumlu davranıştır ancak, kulağa çok küstahça gelecektir ve büyük ihtimalle bu söylediklerimiz için bize kimse teşekkür etmeyecektir.
3.Daha hızlı gidelim ki kaza yaptıklarını görmeden uzaklaşalım. Gözden ırak akıldan ırak.
4.Onların baş edebileceği bir tempoya düşelim. Onları geride tutacak kadar hızlı, imha olmalarını engelleyecek kadar yavaş. Bu tutulabilecek en güzel yoldur.

Her kimle sürersek sürelim onların sürüşümüzü nasıl etkilediğini ve bizim onların sürüşünü nasıl etkilediğimizi düşünelim. Eğer durumdan mutlu değilseniz başka arkadaş(lar) seçin.