Winglet adı verilen hava akımını düzenleyici kanatçıklar ilk olarak Ducati fabrika takımında görülmüştü.

Iannone-Qatar-20161

Derin ilgi uyandıran ve bir o kadar da karizmatik bu teknolojiyi Movistar Yamaha takımından Jorge Lorenzo’nun motosikletinde de gördük geçen Pazar yapılan Katar yarışında.

lorenzo-winqatar-motogp-2016

Lorenzo’da bıyık bırakmış.

Aynı takımda olmasına rağmen “The Doctor” lakaplı Valentino Rossi’nin neden bu kanatçıklardan motosikletine taktırmadığını içten içe düşünürken, Vale’nin tabi ki kanatla kuyrukla işi olmaz demiştim kendi kendime. Ne de olsa derin bir samimiyet besliyorum ona karşı çoğu motosikletsever gibi.

test-motogp-qatar-2016-d1-29

Rossi hep sinekkaydı.

Gelgelelim geçtiğimiz sezon çıkan söylentiler bu sezonun ilk yarışından sonra, iyice ayyuka çıktı ve yabancı basında yer almaya başladı. Bir kişi bunu söylese bahanedir derdik, ne de olsa geçilince bahane uydurmak da motorculuğun fıtratında olan bir şey. Lastiğim kötü, motorum gitmiyor, telefonla konuşuyordum ya da ilk kez sürüyorum burada gibi 🙂 Tabi burası işin şaka kısmı ama MotoGP arenasında yarışma cesareti gösteren pilotların bahaneleri aslında milyon dolarlar değerinde yorumlar ve tecrübeler demek. Şu an Darlık yolunda gazlarken keyif alabiliyorsak, güvenle fren yapıp motosikletimizi yatırabiliyorsak, onlar sayesinde, harcanan milyon dolar paralar ve üretilen yarış teknolojileri sayesinde. Tozlu bir yolda giderken arka tekerimizin kaymasını engelleyen çekiş kontrol sisteminden tutun da, arazide CRF250’si ile zevkli bir enduro gezisi yapan motorcunun amortisörleri, hepsi motosiklet yarışları sayesinde varlar. Bu yüzden izlemeli, destek vermeli yarışlara.

Peki nedir bu söylentiler?

Dovizioso-Marquez-Qatar-20161

Katar yarışı sonrasında, Valentino Rossi, Dani Pedrosa, Cal Crutchlow ve Bradley Smith; tam bir hız canavarı olan Ducati’lerin arkasından giderken düşürecek kadar olmasa da, korkutucu bir türbülans olduğunu belirtmişler. Bu bir yandan “vaaay” dedirten bir efsane gibi geldi ve 5-10 saniye hayallere dalmama sebep oldu ama bir yandan da rüzgar karşıdan eserken gecenin bir yarısı köprüden geçiş anlarımı hatırlattı. Ducati’ler için inanılmaz karizmatik, onları zaten ulaşamadığımız MotoGP motorlarından daha da yukarıya taşıdı, bir yandan da F1’e limon sıkan yasaklar silsilesini hatırlattı. Ulen bir MotoGP zevkimiz vardı diye veryansın ettim. Yapma İtalyan yapma, sen yapınca bokunu çıkarıyorsun. “1200cc’lik Monster mı olur la?!” dediğim zamanı hatırlıyorum da, tutunacak yeri yok, arkasına saklanacak karenajı yok, açıyosun gazı BAM!! diye gidiyor. Gerçi aynı durum KTM SuperDuke’da da var. Ama Ducati’de bu bir değil iki değil, bunun Hyperstrada’sı var, Hypermotard’ı var, Streetfighter’ı var, AYARSIZ! İnsan kullanacak bunları!

0acHLWno

İnsanın yeğeni gibi sempatik

Pedrosa’da geçen sene kanatçıklı bir motoru uzun süre kovaladıktan sonra yaklaşık 340km/s hızlarında sanki ön lastiğin yere teması kesiliyor ve motosiklet bir dalgalanmaya giriyor, bu epey korkunç bir şey diye demeç vermiş. Şimdi kanatçıklar, kanadı olan motosiklet için iyi ama onun arkasındaki motosiklet için bir kabus yaratıyor.

Aynı şekilde Tech 3 Yamaha’dan Smith’de yüksek hızlarda ön tarafın çok fazla hafiflediği ve virajdan önce yapılan frenlemelerin insanı korkuttuğu yönünde yorumlarda bulunmuş. Geçen sene ise Aragon yarışı sonrasında herkesin kendisine güldüğünü fakat şimdi benzer şikayetlerin çoğaldığını belirterek; büyük veya ölümcül kazaların olmaması temennisi içerisinde.

wpid-screenshot_2015-10-23-11-07-03_1

Bu kanatçıkların tam olarak ne işe yaradığına gelecek olursak; kısaca motosikletin ön tarafındaki yere bastırma kuvvetini arttırmak olarak özetleyebiliriz yüksek hızlarda.

Peki bu nasıl bir katkı sağlıyor?

-MotoGP motorları inanılmaz güçlü, gazı açınca direkt kafaya gelecek cinsten. Öyle debriyaj tokatlamakla değil, “power wheelie” dediğimiz sadece gaz açınca bile öne kalkacak cinsten. Hem de her viteste. Çünkü çok hafifler. Sürücüler de çok hafif. Ve motosikletlerin önü kalkmasın diye “wheelie control” yani tekteker dizginlemesi diyebileceğimiz elektronik bir kontrol mekanizması çalışıyor sürekli. Çalışırken, yani motosikletin denge sensörleri sayesinde önünün kalktığını anlayıp birazcık gaz kesiyor sistem. Gaz kesmeden önünün kalkmasını ise bu kanatçıklar engelliyor, tam olarak engellemese de daha az gaz kesilmesini sağlıyor.

Bu yüzden Katar yarışında canavar Ducati’ler 353Km/s hıza ulaşabildi. Yani Şile’de Rossi’si geçme ihtimalleri var. Bu bizim için korkunç bir şey. Ve kanatlı bir motoru kovalayan motor için de korkunç, gerçekten korkunç. Düşünsenize İstanbul’dan İzmir’e 500T otobüsünde geçirdiğimiz vakitten daha kısa bir zamanda giderken birden motosikletin ön tarafının sallandığını.

Gerçi ben yine de giderdim. Bradley Smith ile benzinlikte karşılaşıyorsunuz ve ateş istiyorsunuz, sonra pompacı geliyor, yasak kardeşim benzinlik burası diyor. Sonraki gözlemeciye gidelim çay içelim diyip ayrılırken yolda Pedrosa’yı geçip işaret ediyorsunuz elinizle çay karıştırma işareti. Gözlemeciye gelip motoru parkederken Marquez ağzı yana yana sıcak kaşarlı gözlemeyi sündürüyor. Aceleci ergen! Lorenzo tabi düzgün düzenli adam, gözlemecide ne işi var, dinlenme tesisine girmiş dolaptan üçgen sandviç almış ikiye katlayıp sıkıştırıp yiyor. O ekmekler nasıl o kadar yumuşak anlam veremiyorum zaten. Dorna’nın bu işte parmağı olduğu kesin, 3. çayı ısmarladı bize Marquez oyalamak için. Neyse ki hesabı kitledik sabii-ye.

Dorna Gözleme Evi – 2016

shuei_nakamoto_rossi

:)))

Tabi HRC başkanı Nakamoto’da durur mu, yapıştırmış cevabı. Kanatçıklar için yapılan arge harcamaları inanılmaz düzeylerde demiş. Tabi bir yandan da ilgincine giden noktaları da belirtmeden edemiyor. Bu teknolojinin geliştirilmesi yani bir motora adapte edilmesi için rüzgar tünelinde çalışmalar yapmak gerektiğini ve nereden baksan bunun 150 milyon euro civarında tutacağını söylüyor Honda F1 takımından edindiği tecrübelerle. Herkes bu kanat işine girecekse bizim bir rüzgar tüneline ihtiyacımız var diyor. Ticari zeka işte. Bir takım en az 3 gün rüzgar tünelinde motora kanat adapte etmeye çalışsa, haftada 7 gün vaar, sonraaa her hafta yarım gün tünele bakım yapsak, her gün 3 vardiya 3 insan çalışsa 10 insan ve bilgisayarıydı süper zor hesaplamalarıydı, 150milyon euro’nun üzerine de bi sürü masraf gibi hesaplara girişiyor. Vallahi aşağıda kaynağını göreceğiniz yazıda böyle bir hesaba giriştiği yazmakta.

Tabi makalenin belirttiğine göre Dorna ve takımların beraber kurduğu organizasyon IRTA, bu tür harcalardan pek hoşlanmadığı için sezon sonuna yasaklanması muhtemel olarak görünüyormuş. Zaten Moto2’de kanatlar yasaklanmış, Moto3’te de bu sezonluk izin varmış bazı takımlara. Hatta IRTA genel sekreteri Mike Trimby ise hemen bu kanatları yasaklamamızın imkanı yok, bir kaç takım bununla ilgili dev harcamalar yaptı ve o yüzden yasaklayamıyoruz demiş. Bu da MotoGP’nin malesef kirli yanını göstermekte. Bir kaza olmazsa ya da 6 büyük üretici (Honda, Ducati, Yamaha, Suzuki gibi…) aralarında “bu güvenlidir arkadaşlar” gibi bir susma anlaşması yapmazlarsa yeni sezonda anca yasaklarız diyor.

Şimdi alt alta şunları koyalım;

-Çok fazla İspanyol olması istenmiyor,

-Honda dev paralar harcamış olduğu için bir teknoloji yasaklanamıyor,

-Kaza olması bekleniyor.

Ah o padokların dili olsa da bir konuşsa, kim bilir neler dönüyor oralarda.

Dederuhibey yorumladı, yazdı ve çevirdi. Acılı kanat dosyası. 

Yorumlanan yazı linki: http://www.motorsportmagazine.com/race/motogp-race/farewell-to-winglets/

MOTOBIKE EXPO ’16 VESPA – PIAGGIO STANDI

Ferco standını gezdik, Vespa'lara ve Piaggio'lara baktık. http://www.youtube.com/watch?v=QUxQ9lcRnBE

Kapat